Aşka ve sevgiye dair 100 Cemal Süreya sözü

Cemal Süreya’yı tarif etmek biraz zor. Soyadındaki bir “Y” harfini bir iddia sonucu kaybetmek, onlarca aşk şiiri yazmasına ragmen çok utangaç bir karaktere sahip olmak gibi ilginç özelliklere sahip. Şiirin çok farklı ve zor bir sanat oldugunu bize öğreten adam Cemal Süreya. Sevgiyi, umutsuzlugu, aşkı, hayal kırıklığını ve daha bir çok ogenin nasıl kelimelere dökülüp üstü kapalı ama ortada duran bir anlatımla sunulabileceğini gösteren şair. Onu en ön plana çıkaran özelliği ise aşka dair sözleri ve tesptileri. Sizler için bir Cemal Süreya’nın aşka dair sözlerini derledik… Tam da sevgiliye göndermelik…

Cemal Süreya Aşk sözleri

Cemal Süreya’nın eserlereinde geçen en güzel aşk sözlerinden bazıları şunlardır:

  • Ertesi gün sana kavuşmayacağım için, uyumadığım geceler var benim.

 

  • Çok yoruldum sevgili; daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim zaten, uğrunda kaybettiklerimin bedelini.

 

  • Kim demiş aşk uğruna ölmek zor? Uğruna ölünecek aşk bulmak zor.

 

  • Gülen gözlerinin bebeğinde kendimi görebilmekti dilediğim; keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

 

  • Bir daha beni sevdiğini söyleme! Neden biliyor musun? Çünkü yine inanırım.

 

  • Denize ilk giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.

 

  • Konuşmuyor, anlatmıyor diye hissetmiyor sanmayın. Kimisi içine atar çığlıklarını.

 

  • Bazen öyle yorar ki aşk insanı, bıktırır hayattan. Ve kapayınca gözlerini bir daha açmak istemez insan.

 

  • Bir gün aklına gelecek olursam. Bana şiir ısmarla. Eylül’ü konuşalım.

 

  • Öyle sevdim ki seni öylesine sensin ki! Kuşlar gibi cıvıldar tattırdığın acılar.

 

  • Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor. Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini.

 

  • Sana seni seviyorum dediğim kadar, anneme peki anneciğim deseydim, hazırdı cennetteki yerim.

 

  • Hani çok su verince ölürmüş ya çicekler. Birisini de çok sevince bırakıp gidiyormuş meğer.

 

  • Güzelsin sevgilim. Ama çok yakından.

 

  • Özledim. Söyleyeceklerim bu kadar, kısa ve derin.

 

  • O beni herhalde sevmiş! Oysa ben onu her halde sevmiştim.

 

  • Beni başkalarıyla mutlu olmak zorunda bıraktığın için seni hiç affetmeyeceğim.

 

  • Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan. O kadar yakın, ama sana asla dokunamayan.

 

  • Aşklar da bakım istiyor, öğrenemedin gitti.

 

  • Sana yolculuk yapmak istiyorum, kes yüreğine giden bir bilet. Can kenarı olsun!

 

  • Hiçbir aşkın ardından ‘geçmiş olsun’ denmez. Çünkü gerçekten ‘aşk’sa zaten geçmez.

 

  • Gitmekle gidilmiyor ki. Gitmekle gitmiş olamazsın; gönlün kalır, aklın kalır, anıların kalır.

 

  • Madem sevmiyorsun o zaman sahip çık gözlerine! Dönüp dolaşıp değmesinler gözlerime.

 

  • Aşkı anılar besliyor düşler kadar. Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır. Sevgi eskidikçe sevgi.

 

  • Aşk, ‘bir kişiye adamaktır kendini’ derlerdi hani. Düzeltiyorum, ‘aşk bir kişiye hep aldanmaktır’ oysa ki…

 

  • Annesinden dayak yediği halde, yine “Anne!” diye ağlayan bir çocuktur aşk.

 

  • Ve aşk; Bir saç teli kadar inceydi. Üstünde yürüyebilmek için. Cambaz olmak değil, yürekli olmak gerekiyordu.

 

  • Şanssızım diyemem kendi payıma. Hain bir aşk bu kökü dışarda.

 

  • Biz ne zaman yelken açsak sevdalara, kesiliyor bütün rüzgârlar. Ve biz ne zaman bir parça aşk istesek, yalnızlık kesiyor önümüzü.

 

  • Bir kadını ortadan ikiye böl. Yarısı annedir. Yarısı çocuk. Yarası aşk. Yarası gece.

 

  • Yıkıcı bir aşk bu. Yıkıyor milletin ortasına. Tutku yükünü.

 

  • Birer birer seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar söve söve iniyorum şimdi.

 

  • Denir ya aşk iki kişilik, yalan! Aşk bile bile delilik. Bide hayat müşterektir denir. Buda yalan çünkü aşk acısı hep tek kişilik.

 

  • Bunu unutma: Karşılıklı olmayan hiçbir his iki kişiyi bir arada tutmaya yetmez. Ne güven, ne sevgi, ne aşk.

 

  • Aşk meşru bir şey olamaz. O da şiir gibi meşrulaşınca ölür.

 

  • Bölücü bir aşk, ekmeği suyu bölüyor günde üç öğün.

 

  • Aşk dediğin her zaman sol yanında bir heyecanla dolaşmaktır.

 

  • Açıklanmayan tek şey aşk: En büyük sayrılık ve en büyük sağlık. Günü tam gelmemiş olarak bir yanını gizleyen duygu.

 

  • Yalnızlığın, yalnızlığımla kafiyeliydi. Alt alta yazsak şiir, yan yana yazsak öykü olurdu. Hiç yazmadık aşk oldu.

 

  • Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz. Aşka gelince birkere sevdim işte birdaha işim olmaz.

 

  • Sevmek güzel meslek, ama zor. Can dayanıyor dayanmasına ama yürek gitti gidecek.

 

  • Mesafeler birleştirdi bizi bir de sözler, razı olma hiçbir sessizliğe. Biliyorsun seni seviyorum.

 

  • Sevmek; çiftleşmek değil, tekleşmektir.

 

  • Parkta salıncak sırası bekler gibi sevdim seni. Biraz heyecan, biraz “başkası kapacak” korkusu işte.

 

  • Baktım gülüşünden güzel bir şiir olur; Sevdim gitti.

 

  • Okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur.

 

  • S’onsuzluk istemiştim ben aslında; ama S’yi biraz sessiz söylemişim galiba.

 

  • Herkes az buçuk sarhoş, herkes bir şeyler söylüyor. Ama yalnız ikimizin sözcükleri sarmaşdolaş.

 

  • Gözlerinden uyku akan bir taksinin içindeyim, geçip gidiyorum bütün hayatımı da seni de…

 

  • Elimde olsa bir yasa çıkartırdım; Sevgiler ertelenmeden, geciktirilmeden söylenecektir…

 

  • Seni ne zaman uyurken hayal etsem, Affediyorum.

 

  • Ne yapayım sevdim seni. Sensin artık ne varsa.

 

  • Uzaktan sevmediyseniz birini, hiç sevdim demeyin.

 

  • Sevmek ne uzun kelime. Derin deniz mavisi. Ne zaman geleceksin?

 

  • Seni ilk gördüğümde yaran vardı, başkasına kanayan. Ben seni yaralarına rağmen sevdim.

 

  • Ne çıkar yanımda olmasan. Kalbim senden ibaret değil mi? Uzaktan sevmek zor demişsin. Etme sevdam. Görmeden sevmek ibadet değil mi?

 

  • Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek. Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken. Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti. Çünkü iki kişiydik.

 

  • Tamam mesafeler aşka engel değil ama. Ben burada ağlasam senin yanakların ıslanır mı orada?

 

  • Adresim oldun benim. Biliyorsun bunu değil mi? Alın yazım oldun. Korka korka çaldım kapını.

 

  • Unutma ki. İnsanlarımız gibi aşkımız da. Kazılarla bulacak kendi güneşini.

 

  • Aşklar var unutulmamak için. Boğulmak için ilk sevgili.

 

  • Eğer sevmek istersen bir kadını; Duruşunu seveceksin en önce, hayata kafa tutuşunu seveceksin. Gülüşlerini seveceksin mesela. Farklı oluşunu. Kim demiş kadının az konuşanı, az yiyeni, az gezeni makuldür diye.

 

  • Yalnız aşkı vardır aşkı olanın.

 

  • Oturup bir gece yarısı, bir adamın bir kadına yazdığı şiir olursun. O şiir öyle güzel olmuştur ki, içinde ruh bulursun. Ah o adamlar! İyi ki, aşık olmuşlar. Ah o kadınlar, aşka ne çok yakışmışlar.

 

  • Herkes kalbimde bir yere sahipken, senin ülken vardı.

 

  • Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git! Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler. Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin.

 

  • Peki ya sizin hiç fotoğrafını açıp yüzünün en ince ayrıntısı kadar, incelediğiniz biri oldu mu?

 

  • Sesinden öpüyorum, yüreğime serçeler bırakan sesinden.

 

  • Bazen sadece yorgun oluyor insan. Ne küs, ne yalnız, ne de aşık.

 

  • Hayatımda ilk kez birisi bana “Kendine çok dikkat et” dedi sadece. Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde.

 

  • Yan yanaydık. Ve şehir, böyle mucize görmemişti.

 

  • Zaman sen olmayınca geçmiyor. Sen olunca da yetmiyor.

 

  • Yüzüm kime dönük olursa olsun yüreğim hep sana dönük olacak.

 

  • Ben sana kızsam, kendime küserim.

 

  • Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu. İki kere öpeyim desem üçün boynu bükük.

 

  • Kalbim seninle gümbür gümbür.

 

  • Rastgele yürürken aklına geleyim sızlasın için.

 

  • Sen; Aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.

 

  • Öyle güzelsin ki; bir şiirden alıntı gibi…

 

  • Bak! Papatya mevsimi geldi. Mevsimlerden papatyayı severim. Sonra seni. Sonra yine seni. Ve hep seni…

 

  • Ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz.

 

  • Dünyanın bir ucuna. Birlikte gider miyiz?

 

  • Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek.

 

  • Her şey seni bekliyor her şey gelmeni. İçeri girmeni. Senin elinin değmesini. Gözünün dokunmasını. Ve her şey tekrarlıyor. Seni nice sevdiğimi.

 

  • Evimi özledim, kalbini açar mısın?

 

  • Yolu rastgele yürürsen ömür olur, denginle yürürsen şiir olur.

 

  • İki çay söylemiştik orda, biri açık. Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

 

  • Ben senin; Sevgilin,eşin,baban,ağabeyin,arkadaşınım.. Biri bitse biri kalır. Seni hiç bırakmayacağım.

 

  • Adam hüzünlü. Hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü. Kadın güzel. Güzel anılar gibi güzel.

 

  • Belki de biraz geç rastladım sana. Ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza.

 

  • Günlerce konuşmaz, yazmaz, aramaz, sormaz; sonra gelir bir ‘merhaba’ der, yine o kazanır…

 

  • Gözleri göz değil gözistan.

 

  • Şimdi açsam pencereyi de. Beklesem… Sen gelsen… Olmaz ya hani geliversen… Hiç bir şey sormasan… Hiç bir şey söylemesen… Sussan. Sussam. Sussak….

 

  • Senin bir havan var beni asıl saran o. Onunla daha bir değere biniyor soluk almak.

 

  • İyi adamlar da çok, iyi kadınlar da… Ama birbirlerine hep çok geç rastlıyorlar…

 

  • Belki de konuşuyordur gözlerin ama ben gözce bilmiyorum ki; sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.

 

  • Biliyorsun seni seviyorum. Pencereden bakmayı, öğreteceğim sana.

 

  • Sevgim acıyor, kimi sevsem, kim beni sevse

 

  • Ve insan. En çok kimde kaldıysa. En çok O’ralı oluyor.

 

  • Kim istemez mutlu olmayı. Mutsuzluğa da var mısın?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 + 18 =