Cahit Zarifoğlu sözleri

Edebiyat dünyasının en sevilen isimlerinden olan Cahit Zarifoğlu’nun sözlerini ve kitap alıntılarını derledik bu sayfamızda. Eserlerinde geçen en güzel ve en anlamlı Cahit Zarifoğlu özlü sözlerini beğenerek okumanızı dileriz…

Cahit Zarifoğlu’nun güzel sözleri

Cahit Zarifoğlu’nun en güzel sözlerinden bazıları şunlardır:

  • “Sana zorsa bırak yanayım. Kolaysa esirgeme.”

 

  • Burası dünya, ne çok kıymetlendirdik, oysa bir tarla idi ekip biçip gidecektik.”

 

  • “Bazen yağmur olmak ister insan. Yağmak ister sevdiğinin yüreğine.”

 

  • “Bir değirmendir bu dünya. Öğütür bir gün bizi.”

 

  • “Biliyor musunuz? Ben bu çağdan nefret ettim. Etimle kemiğimle nefret ettim!”

 

  • “Dehşet şu insanlar! Kendilerinin de öleceğini bile bile öldürebiliyorlar!”

 

  • “İçimden, çocukça bir duyuşla, ‘büyüklere küsüm’ demek geçti.”

 

  • “Çıktığım her yerin kapısını sert kapatmakla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum.”

 

  • “Uyan ey kaplumbağa, kelimeyi kımıldat.”

 

  • “Herkes kendi işine baksın değil, herkes kendi içine baksın daha güzel.”

 

  • “Ve gördük ki; mekan değil zamandır önemli olan, ve lakin o da değildir, eylemdir önemli olan.. Ve o dahi değildir kalp olmadıkça.”

 

  • “Affedin beni daldığım oluyorsa eğer. Neyleyim, gönlümce değil bu olup bitenler.”

 

  • “Bazen varı anlarsın, yok ile.”

 

  • “Kolumda bir ışık gibisin. Yürüyoruz şehre atlılar gibi.”

 

  • “Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar.”

 

  • “Kuşlar bile kader’le uçar. Velhasıl evvela “kısmet”, evvela “kader”…”

 

  • “Bir duruşu olmalı insanın. Bir bakışı. Bir anlayışı. Bir aşkı. Bir davası olmalı…”

 

  • “Az az ölüyoruz her gün. Yağmurdan, havadan söz eder gibi…”

 

  • “Gelecektim; ama daha bir kötü hatıram olsun istemedim.”

 

  • “Bilirim! Aydınlık için, karanlık da gerekli.”

 

  • “Umudumuz acımızdan daha büyük olmalı..!”

 

  • “Bir gün ister istemez karşısında olacaksın kaçtıklarının. Dua et o gün henüz mahşer olmasın.”

 

  • “Zarif bir kalp taşır kimileri. Acaba anlatabiliyor muyum?”

 

  • “Dünya diz çöktüğün yer kadardır.”

 

  • “Hüzün ağır gelir yüreğe. Ama en güzel duayı ettirir.”

 

  • “Hayalimin ayağı yere değmiyor henüz.”

 

  • “Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.”

 

  • “Ve insan en çok göğe vurgun sonra zifiriye şiire ve hep Allah’a.”

 

  • “Dedim ya işte, bocalıyorum. Yeniden yaşamaya başlamak kolay mı?”

 

  • “Bırak hakikat incitsin seni. Bir yalan avutacağına.”

 

  • “Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayınız…”

 

  • “En uzun yoldur insanın içi.”

 

  • “Bulutlar açmadı mavi gök orada mı?”

 

  • “İçim, ey içim! Bu yolculuk nereye? Yine bir şehrin ölümünü başlatır gibisin.”

 

  • “Fikirle tartışın, küfürle değil.”

 

  • “Ruhunuzun kirlenmesi dolmadı mı?”

 

  • “Bu dünyaya hiçbir zaman aşina değilizdir, aşinalık hissetmeyiz.”

 

  • “İnsan bastırdığı duygunun esiri olur.”

 

  • “İçimiz bir dolap değil ki açıp bakalım. Açıp gösterelim. Yine de anlatıyoruz ama. Bizi fark edince eşyaların arasına gizlenmeye çalışan bir böceğe benziyor anlattıklarım. Eşyayı kaldırınca kımıldamadan durduklarını görürsünüz. Söylediklerim bir defterin yaprakları arasına kıvrılmıştır. Sayfaları açtıkça onları göreceğimi sanıyorum ama, anlıyorum ki asıl söylediğim şeylerdir altına gizlendiğim. Fark edilmesinden korktuklarımı kapadığım eşyalar oluyor anlattıklarım.”

 

  • “O eğik gövdeler önünde yalnızlık, her şeyi birbirinden uzağa çarpıyordu. Bir kadın. Bir erkek.”

 

  • “Ateşe hakiki bir çay koyalım, kenti unutanlardan olalım.”

 

  • “Bitti o şiir. Başka mısra gerekmez.”

 

  • “Öptüm sonsuz gidişinden.”

 

  • “Sabah kahvaltıda, çay kaşıklarının sesi birbirine karışıyorsa; bu ‘ mutluluğun ‘ sesidir. Ve anneniz karşınızda oturuyorsa, oturduğunuz yer tam olarak ‘ cennettir ‘. Gülerek karşılayın, gülle karşılayın eşlerinizi. Çocukları sevin. Dünya ölümlü dünyadır.”

 

  • “Seni unutmaya çalışmak! En fazla sana benzeyen, Bir şiir okuyana kadar…”

 

  • “Bir kez daha gördük ki bizler cesur oldukça ve birlikte hareket ettikçe yapılan yanlışlar düzelecek, eksiklikler giderilecek, “Ve bir gün bu dünya gül bahçesine dönecek””

 

  • “Bazı şeyler var ki insanın kanına dokunuyor. İzzet-i nefsini yaralıyor. Zoruna gidiyor. İnsanı kahrediyor.”

 

  • “Yükümüz ağır, sorumluluk duygumuz ise zayıf.”

 

  • “Her az konuşan öz konuşmuş olmayabilir, yanılmayın. Az konuşanları bir şey sanmayın sırf az konuştuğuna bakarak. Ya! Keramet bunlarda değil sizde olmalı. Bunu anlayacak olan sizsiniz. Hele konuşan sizseniz bilirsiniz az mı konuştuğunuzu çok mu konuştuğunuzu. Bazıları vardır ki az konuşurlar ama o bile çoktur.”

 

  • “İnsan gittikçe daralan dünyasında neden mutsuz. Herkes artık gereğinden fazla büyüyor da onun için mi? On yedi yaşlarındaki delikanlıların bile iki kat yaşlıların ki kadar yürekleri dolu.”

 

  • “Zirvesine göz koyduğum dağlara bak. Koşup takıldığım çitlere bak.”

 

  • “Bu dünya soğuk. Rüzgâr genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazır. Güzel günler çabuk geçer. “İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi””

 

  • “Kağıt kalem çıkarıp “Seni hatırlamamak mümkün mü?” diye yazmaya başlıyorum…”

 

  • “Pazartesi sendromu, sosyete şımarıklığıdır. Ekmeğinin peşinde olanlar için pazartesi, ‘Besmele’dir.”

 

  • “Der misin ki bir gün; İnşallah çok bekletmedim seni.”

 

  • “Uçmayı öğrenemeden göç etmeye mecbur kalmış kuş gibi kalbimiz.”

 

  • “Çok karışık bundan böyle aklım. Kuşlarsa uçar gider uzaklara.”

 

  • “Bize ağır gelen kendimizdir. Yolda, okulda, işte, başkaları ile birlikte taşıdığımız kendimiz.”

 

  • “Küçük bir serçe hiç bir zaman bir fil gibi ölemez. Zaten arzuları da hayalleri de vazgeçilmez şekilde irileşip içine çöreklenmemiştir.”

 

  • “Tenhalardayım… Menzili çoktan geçtim, ün saldı kayboluşum…”

 

  • “Gerçek şu ki; otogarlar düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür. Ve hastane duvarları da cami duvarlarından daha fazla inanan.”

 

  • “Biz kendimizi hep doğru yoldan ayrılmamış kabul eder ve dünyanın bir imtihanhane olduğunu hep başkaları için düşünürüz.”

 

  • “İnsan kendi mutlu olma imkânını görebilmeli. Mutluluksa filmlerin, romanların içinde değil, kendi yaşadığımız basit hayatın içindedir. Ve önemli olan yaşanılan “an”dır.”

 

  • “Asıl marifet buluttaydı ama herkes yağmura şiir yazdı.”

 

  • “Kendimden yorulduğum günlerdeyim.”

 

  • “Çöplerin içinde rüya aradım. Düştümse eğer sana bakarken düştüm.”

 

  • “Kırmak kolaydır, tamiri bir o kadar zor.  Herkes şair yürekli değil ki insan bu… Anlatamaz kırıldığını çoğu zaman.”

 

  • “Kavuşmalarımız ağır aksak, Ayrılıklarımız koşar adım.”

 

  • “İnsanların görünüşlerine bakarak onlarda üstünlük bulmaya çalışanlar hep kaybetti. Yanıldı. Hüsrana uğradı. Allah katında makbul olanı görecek göz kimde var? Çula çırpıya bakarak insana değer biçenlerin elinde ne kaldı?”

 

  • “Özlemek; ne derin bir duygu böyle, özlemek ne uzun bir mesafe.”

 

  • “Yaşamak bir perde gibi kalkıyor aramızdan. Zamansız mekânsız bir tünel başındayız şimdi.”

 

  • “Sen dağ gibi kurul ben zerre bir yer tutayım.”

 

  • “Her fikrin karşılığı bir duygu vardır.”

 

  • “Eğer hayvanlar aralarında konuşuyorlarsa, kim bilir neler söylüyorlar insanoğlu için.”

 

  • “Özlemek de sevdaya dahil.”

 

  • “İnsana imtihan olarak özlemek yeter! Bir şehri… Bir sesi… Bir nefesi…”

 

  • “Sevmek, söylemek değildir unutma. Sessizce alıp yüreğine koymaktır.”

 

  • “Ben hep dua ederdim: Ya Rab bana öyle bir eş ver ki hamlığımı yüzüme vurmasın, engin gülüşüyle beni yıkasın, aşk kazanında kaynatsın, kendi de tuzu biberi olsun ki beraber yanalım, beraber pişelim.”

 

  • “Sen kim bilir, rüzgârlı eteklerinle kim bilir hangi iklimdesin, ben sensiz bu sessizlikle deli gibiyim..”

 

  • “Bana hissettirdiklerini seviyorum. Sanki her şey mümkünmüş gibi. Sanki, yaşamaya değermiş gibi.”

 

  • “Bize sözlerimizden çok, yüreğimizden anlayan gerek.”

 

  • “Sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmak bile başlı başına baş kaldırmaktır.”

 

  • “Biri olmalıydı hayatımda bana kıyamayan… Biri olmalıydı hayatımda avuçları şefkat kokan.”

 

  • “Bakıyoruz da gönlümüze, kırık. Sevgimiz kime neye belli değil, bölük, pörçük.”

 

  • “Biz sakalları şiirle karışık yüreği Allah’la barışık adamları sevdik.”

 

  • “Sana ansızın alınyazımı ve kendimi ekliyorum.”

 

  • “Tarifini sorsalar; her baktığımda, ilk defa görüyormuşum gibi.. az kalsın ölüyormuşum gibi.”

 

  • “Gönlümün gördüğünü, gözümün gördüğüne değişmem.”

 

  • “Allah’ım.. O güzeller güzeli hangi iyilik diledi senden? Dilerim ben de öylelerini.”

 

  • “İyi ki geldin, yüreğimin zarif acısı”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

six + 7 =